Eski Eşya Pazarı // Bomonti

1

Eskilerle aran nasıldır?

Mesela eski şarkılarla, kitaplarla, kartpostallar ya da ayakkabılarla… Eski fotoğraflar var bir de! Eski olması, aslında senin de eskidiğin anlamına gelen fotoğraflar ile aran nasıldır?
Ya da yaşın 6 iken çok severek bindiğin salıncağa 60 yaşına geldiğinde sadece uzaktan mı bakarsın? Sallanırken yüzüne vurmasından heyecan duyduğun rüzgârın, artık yalnızca arabanın camından girmesine aldırmaz mısın?

Peki, sen hiç eskir misin?

Bence hepimiz bazen eskiriz, çünkü hepimiz bazen kayboluruz yaşamın tam ortasında. Kitaplar okuruz, şarkılar dinleriz… İçimizde ayırdığımız küçük bir yer vardır kendimize. Fakat çoğunu kendimizin dışında bir yaşam için taşırız içimizin! Ruhumuzun bize ait olduğunu düşünürüz ama onu da insan kalabalıklarının ortak kullanımına açarız. Herkes gibi oluruz! Yeşil lambadaki ruhsuz adamı bekleriz karşıya geçmek için. Ahhh! bir çarpışsak içimizin gerçeği ile. Ölmemize gerek yok, kurtulsak yeter eski bedenlerimizden.

Çok mu zor sanıyorsun hayatın elinden kurtulmak? Bunu başaran insanlar var, yok sanma! Pazar gününü binlercesi gibi alış veriş merkezinin yürüyen merdivenlerine teslim etmek yerine Bomonti’ deki eski eşya pazarında ruhunu genç tutmaya çalışan insanlar var senin bilmediğin.

Duvarlarındaki tarihi tuğlaların söküldüğü, tarihi Bomonti Bira Fabrikası’nın hemen bir alt sokağında, Şişli Belediyesi’nin katkılarıyla organize edilen eski eşya pazarı, en azından, eskiye değer veren insanların hala var olduğunu anlamamızı sağlayan canlı bir yaşam alanı olarak çıkar karşımıza.

İçeriye girdiğinde kocaman bir tavan arasında sanabilirsin kendini. Eski, antika, ara ara da yeni eşyaların özenle dizildiği tezgâhların arasındayken eski plaklardan Zeki Müren, Ayla Dikmen sesleri gelir kulağına. Heyecanlanırsın!

Tezgâh açanların içinde geçimini bu şekilde sağlayanlar da var, ek iş olarak yapanlar da… Profesyonel antikacıların tezgâhını inceledikten sonra evden getirdiği eski eşyalarını satmak isteyeni de görebilirsin burada.

Bundan şikâyetçi olanlar da var elbette. “Burayı mahalle pazarı sanıyorlar” diyen, pazarın en eskilerinden olan Ermeni asıllı Yetvart Gülkadınoğlu, “Annemin sayesinde meraktan başladım. Ben 45 senedir yurtdışına gidip geliyorum. Amerika’da öğrendim bu işi. Kadıköy’de antika eşya dükkânım var. Sattığım ürünü bilirim. Bu işi yapacaksan dünya kültürünü yakalaman gerekiyor. Okuman, bilinçli olman gerekiyor! Bu pazarda antika yok. Evden getirdiği donunu satıyor.” diyerek memnuniyetsizliğini aktarıyor.

Öğle saatlerine doğru, kalabalığın artmasıyla pazarda hareketlenme de başlıyor yavaştan. Tezgâhların arasında alış verişe gelen insanlarla birlikte dolaşırken, ben de tezgâhlardaki antika saatleri, fotoğraf makinelerini, dürbünleri inceleme fırsatı buldum.

Eşyaların çok temiz görünenleri de var, oldukça yıpranmış olanları da… Bazı tezgâhlar tıka basa doldurulmuş, bazıları ise birkaç parça eşya ile görücüye çıkartılmış. Aynı tezgâhta çok farklı eşyaları bir arada görmen mümkün. Hatta “Bana güzel gelen her şeyi satarım.” diye belirtiyor biri tezgâhın arkasından.

Satışlar nasıl diye sorduğum Sinan Bayraktar: “Hiç belli olmaz. Bazen iyi olur, bazen kötü. Bu işten ev geçindirmek mümkün değil tabi. Ben 20 yıldır yapıyorum bu işi. Aslında haritacıyım! Burası benim için stres atma yerimdir aslında. Geliyorum arkadaşlarımla görüşüyorum, sohbet ediyorum. Beraber yemek yapıyoruz. Zaman geçiyor.” dedikten sonra da “Burada kimse ben gerçek antikacıyım diyemez. Ekmeğe ihtiyacı olan istediğini satabilir. Her türlü eşya satılabilir.” diye ekliyor.

Bomonti Eski Eşya Pazarı’ndan gönül rahatlığı ile alış veriş yapıla biliniyor. Tezgâhlarına alacakları eşyaların çalıntı olup olmadığı konusunda çok titiz davranan tezgâhtarlar “Burada esnaf esnaftan alış veriş yapar. Çalıntı mal getirenler kendini belli eder. Kimse böyle bir şey yapamaz.” diyerek samimiyetin önemli olduğunu vurguluyorlar.

Fotoğraflar için sismograf ’a teşekkürler

written by eos1 on 2012-03-24 #lifestyle #eski #bit-pazari #bomonti #pazar #antika

One Comment

  1. bendertherobot
    bendertherobot ·

    cok guzel yazi @eos1
    aylardir neredeyse her pazar kar kis demeden gidiyoruz. kesinlikle gidilip gorulmeli. ne makineler gecti elimize ne dostluklar ne sohbetler...

More Interesting Articles