This is your last chance to pre-order your Petzval Lens and get the special aperture plates included for free! With estimated delivery in August (or even sooner), don’t miss out on securing your picture perfect portrait lens!

Have an account? Login | New to Lomography? Register | Lab | Current Site:

Soluğu Montreal'de Aldık

Trenimiz Montreal'a daha erken varamazdı sanırım. Toronto'dan Halifax'a yolu yarılamış olmamıza rağmen hala trende olmamıza acayip sıkıldım. Toronto'da tam olarak 2 gün geçirdik ve her anını çok sevdim.

Otelin konumu bizim için en önemli kriter olduğundan, her yere ulaşımı çok kolay olan ucuzca bir otelde kaldık iki gün boyunca. 10 dakikalık kısa bir yürüyüşün ardından dünyanın en güzel ve en iyi korunmuş kasabalarından biri olan “old Montreal”i keşfetme imkanımız oldu. Montreal’i diğer Kuzey Amerikan şehirlerinden farklı kılan da tam olarak eski Montreal ve etrafı. Kahvaltı için akçaağaç şuruplu "waffle"larımızı yiyip gezimize kaldığımız yerden devam ettik.

Arkeoloji ve tarih müzesi boyunca akan suyun kenarında yürürken, otantik arkeoloji alanını gözlemleme fırsatımız da oldu ve Montreal’in ilk kurulduğu noktayı öğrenmiş olduk. Kızılderili günlerinden bu yana 600 yıllık geçmişe sahipmiş Montreal. Bunun yanında birkaç ilginç vidyo izledik ve en çok da şarap tarihi hakkındaki sergi hoşuma gitti.

Daha sonra aynı güzergahtan geri dönerken hakiki Montreal “Poutine” yemeğini denedik, aman Allahım, inanılmazdı. Oradan şehir merkezine ilerledik, orijinal Montreal bankasını ve Notre Dame de Bonsecours Şapelini gördük. Minik dükkanlarıyla ve bir sonraki müşterisini bekleyen at arabalarıyla dolu bu bölge gerçekten çok hoş.

O akşam Kanada’nın en eski üniversitesi olan McGill Üniversitesine yürüdük. Yaklaşık 30.000 öğrenciye ev sahipliği yapıyor ve değişik mimari stillerde inşa edilmiş. İtalyan mahallesindeki ünlü bir şekerlemeci dükkanında mola verdik ve geceyi geçirmek için otelimize doğru yola koyulduk. Ertesi gün Montreal Çağdaş Sanat müzesini dolaştık. Malesef fotoğraf çekmemize izin vermediler. Gerçekten devasa bir müzeydi, fakat doğruyu söylemek gerekirse daha fazla sanat eseri olmasını beklerdim böyle bir müzede, fakat yine de çok etkilendiğimi söylemeliyim.

St. Catherine caddesinde yürürken güzel bir alışveriş merkezi karşımıza çıktı. Pek bir şey satın almasak da, en üst kata kadar çıkıp, dolaşıp epey güzel vakit geçirdik, özellikle de erkek arkadaşım çok eğlendi. O gün öğle yemeğini St. Huebert’s Chicken’da yedik. Sonrasında kısa bir gezintinin ardından eşyalarımızı hazırlayıp trenimize yetişmek üzere otele doğru yola koyulduk..

written by erinwoodgatesphotography and translated by yunusokmen

No comments yet, be the first

Where is this?

Nearby popular photos – see more

Nearby LomoLocations

Read this article in another language

The original version of this article is written in: English.